Kemer Tuğlası
Estetik ve sağlamlığın mükemmel uyumu olan kaplama tuğlalarımız, modern mimari projelere değer katıyor. Doğal dokusu ve geniş renk seçenekleriyle dış cephelerinize ve iç mekanlarınıza özgün bir karakter kazandırın.
Kemer Tuğlası ile Geleneksel Mimari Yeniden Hayat Buluyor: Eskişehir’den Türkiye’ye Özel Üretim
Bir yapının girişine baktığınızda bazen bütün tasarımı tek bir detay değiştirebilir. Düz bir kapı açıklığı yerine tuğla kemer düşünün. Aynı duvar, aynı renk, aynı mekan… Ama kemer geldiğinde görüntü bir anda değişiyor. Daha sıcak, daha geleneksel ve biraz da zamansız bir hava ortaya çıkıyor. Kemer tuğlasına olan ilginin arkasında aslında tam olarak bu etki var.
Eskişehir’de geleneksel yapı malzemelerine yönelik ilgi yalnızca eski binaların restorasyonuyla sınırlı değil. Yeni yapılan evlerde, restoranlarda, butik otellerde, bahçe yapılarında, şömine çevrelerinde ve dekoratif mimari uygulamalarda da kemer formu yeniden kullanılmaya başlanıyor. Burada önemli olan ise kemerin yalnızca şekli değil, bu şekli oluşturmak için kullanılan tuğlanın doğru seçilmesi.
Kemer tuğlası, normal düz tuğladan farklı bir amaç için hazırlanıyor. Yani burada tuğlanın formu, kemerin oluşturduğu eğime uyum sağlayacak şekilde düşünülüyor. Bir kemer yaparken düz tuğlayı zorlayarak şekil vermeye çalışmak yerine, uygulamaya uygun özel formdaki tuğlaları kullanmak daha doğru bir yaklaşım oluyor.
Eren Harman Tuğla’nın ürün gruplarında kemer tuğlasının yanı sıra kama tuğla, takoz tuğla ve tonoz tuğlası gibi geleneksel mimari uygulamalarda kullanılan farklı ürünler de yer alıyor. Kemer tuğlası restorasyon ve dekorasyon çalışmalarında, özellikle kemer yapımında kullanılmak üzere üretiliyor.
Bu ürünlerin en dikkat çekici kullanım alanlarından biri restorasyon çalışmaları. Eskişehir’in Odunpazarı bölgesi gibi tarihi dokunun öne çıktığı yerlerde kullanılan malzemenin yeni ve yapay görünmemesi oldukça önemli. Restorasyon dediğimiz şey sadece eski yapının sağlamlaştırılması değil, yapının karakterinin mümkün olduğunca korunması anlamına da geliyor.
Bir düşünün. Yüzlerce yıllık bir yapının girişindeki kemeri tamamen modern bir malzemeyle yenilediğinizde yapı ile detay arasında bir kopukluk oluşabilir. Oysa doğru formda, doğru renkte ve doğru yüzey karakterinde hazırlanmış tuğla kullanıldığında yeni yapılan bölüm eski yapıyla çok daha doğal bir ilişki kurabilir.
Kemer tuğlasının kullanım alanı restorasyonla da bitmiyor. Son yıllarda özellikle cafe, restoran ve butik otel tasarımlarında kemerli geçişler yeniden popüler hale geldi. İç mekanda mutfak ile salon arasındaki geçişte, bahçeye açılan bölümde, şömine çevresinde ya da dekoratif nişlerde tuğla kemer kullanmak mekana güçlü bir karakter kazandırabiliyor.
Eskişehir bu açıdan önemli bir üretim noktası. Eren Harman Tuğla, 1966’dan beri üretimini sürdüren bir firma olarak geleneksel toprak ürünleri ve el yapımı tuğlalar üzerinde çalışıyor. Firma, restorasyon ve özel projeler için farklı boyut ve şekillerde üretim yapılabildiğini belirtiyor.
Burada mimarlar ve ustalar için önemli bir konu da ölçü. Kemerin açıklığı, yüksekliği ve kullanılacak tuğlanın formu birbirinden bağımsız düşünülmemeli. “Bana kemer tuğlası lazım” demek çoğu zaman başlangıç için yeterli ama iyi bir üretim ve uygulama için projenin ölçülerini paylaşmak çok daha sağlıklı.
Mesela Ankara’da bir villa girişine yapılacak kemer ile Bilecik’te tarihi bir yapının restorasyonunda kullanılacak kemer aynı şekilde ele alınmayabilir. Kütahya’da bir restoranın dekoratif kemeriyle Afyonkarahisar’da geleneksel bir fırının kemeri de aynı ürün olmayabilir.
İşin aslı şu ki kemer tuğlasında küçük bir ölçü farkı bile uygulamanın genel görünümünü değiştirebilir.
Bir dönem bir restorasyon projesinde kullanılan tuğlaların birbirinden tamamen aynı olmasını bekleyen bir usta görmüştüm. Sonra eski yapının duvarına bakınca işin neden böyle olmadığını anladık. Eski tuğlaların tamamı aynı değildi. Renkleri, yüzeyleri ve küçük ölçü farklılıkları yapının doğal görüntüsünün bir parçasıydı. Bazen fazla kusursuz bir malzeme, eski yapıyı daha yapay gösteriyor.
Kemer tuğlasında da benzer bir durum var. El yapımı üretimin doğal yüzey karakteri, özellikle tarihi ve rustik tasarımlarda istenen görüntüyü destekleyebiliyor.
Eskişehir’den çevre illere uzanan üretim ağı bu nedenle yalnızca yerel projeler için değil, Türkiye genelindeki mimarlık ve restorasyon çalışmaları için de önemli bir seçenek oluşturuyor. Ankara, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar, Bursa ve İstanbul gibi farklı şehirlerdeki projeler için ihtiyaç duyulan ürünün üretim aşamasında projenin ölçülerinin ve kullanım amacının paylaşılması doğru ürünün hazırlanmasını kolaylaştırıyor.
Kemer tuğlasının yanında kama ve tonoz gibi özel formdaki ürünlerin de bulunması, geleneksel mimari detayların daha kapsamlı şekilde uygulanmasına imkan veriyor. Eren Harman Tuğla’nın ürün kataloğunda tonoz tuğlası için de farklı ölçü seçenekleri bulunuyor.
Bugün yeni bir yapı tasarlanırken eski mimariden ilham almak artık geriye dönmek anlamına gelmiyor. Tam tersine, geçmişte işe yarayan ve estetik açıdan güçlü olan detayları modern mekanlara uyarlamak anlamına geliyor.
Tuğla kemer de bunun güzel örneklerinden biri.
Bir evin girişinde, bir restoranın mutfağında, bir otelin ortak alanında ya da tarihi bir yapının restorasyonunda doğru hazırlanmış kemer tuğlası, mekanda başka hiçbir dekorasyon malzemesinin veremeyeceği bir sıcaklık oluşturabiliyor.
Eskişehir’de üretilen geleneksel tuğla ürünlerinin Türkiye’nin farklı şehirlerindeki projelerde kullanılabilmesi de bu kültürün yalnızca yerel kalmadığını gösteriyor. Projenin ölçüsü belli olduğunda, ihtiyaç duyulan form ve üretim detayları da daha doğru planlanabiliyor. Geleneksel mimarinin o tanıdık kemer görüntüsü, bugün yeni yapılarda da yaşamaya devam ediyor.